What does sarmak mean in Turkish?

English Translation
More meanings for sarmak
wrap verb
paketlemek, dolamak, örtmek, paketlenmek, bürümek
twine verb
örmek, bükmek, sarılmak, bükülmek
wind up verb
sarıp sarmalamak, yumak yapmak, kurmak, kıvırmak, bükmek
whirl verb
dönmek, fırıl fırıl dönmek, fıldır fıldır dönmek, karışmak, döndürmek
twist verb
bükmek, çarpıtmak, dolamak, kıvırmak, bükülmek
tuck up verb
kıvırmak, katlamak, sıvamak, sarmalamak, kıvrılmak
tuck in verb
tıkmak, sokmak, sokuvermek, içeri sokmak, sokuşturmak
swathe verb
çevrelemek, sarıp sarmalamak, kundaklamak
swaddle verb
kundağa sarmak, kundaklamak
smother in verb
sımsıkı örtmek, kaplamak
sheet verb
çarşaf örtmek, örtmek, kaplamak, iskotasını çekmek
roll up verb
harekete geçmek, yanaşmak, araba ile gelmek, gelmek, çıkagelmek
roll verb
gümbür gümbür çalmak, yuvarlamak, yuvarlanmak, gitmek, çevirmek
wind verb
çevirmek, dolamak, kıvırmak, döndürmek, kıvrıla kıvrıla gitmek
reel up verb
makaraya sarmak, dolamak
reel verb
makaraya sarmak, dönmek, dolamak, fırıl fırıl dönmek, sersemlemek
pack verb
paketlemek, ambalajlamak, toplamak, yığmak, istiflemek
overgrow verb
kaplamak, fazla büyümek, küçük gelmek, sığmamak
lap verb
yalayıp yutmak, dolamak, örtmek, üstüne koymak, üst üste gelmek
involve verb
karıştırmak, kapsamak, gerektirmek, bulaştırmak, sokmak
invest verb
yatırım yapmak, yatırmak, kuşatmak, giydirmek, donatmak
infold verb
katlamak, paketlemek, kucaklamak
hem in verb
kuşatmak, sınırlamak, kısıtlamak
hem around verb
kuşatmak
hem about verb
kuşatmak
strap verb
bantlamak, kayışla bağlamak, kayışla dövmek, kayışla bilemek
gird verb
süslemek, kuşatmak, kemerle bağlamak, donatmak, çevresini sarmak
robe verb
giymek, giydirmek, örtmek
fold verb
katlamak, kıvırmak, kavuşturmak, çökmek, kapanmak
enwrap verb
dolamak
entwist verb
kıvırmak, bükmek, örmek, burmak
entwine verb
bükmek, dolaştırmak, kıvırmak, tırmanmak
enlace verb
dolamak, birbirine geçirmek
enfold verb
kucaklamak, katlamak, paketlemek, kıvırmak
encompass verb
kapsamak, kuşatmak, etrafını çevirmek, neden olmak, kumpas kurmak
do up verb
bağlamak, paketlemek, iliklemek, fermuarını çekmek, güzelleştirmek
compass verb
gizli plan kurmak, erişmek, başarmak, anlamak, kuşatmak
coil up verb
dolamak, kangal yapmak, bukle yapmak, sarılmak, dolanmak
coil verb
dolamak, kangal yapmak, bukle yapmak, sarılmak, dolanmak
cocoon verb
koza oluşturmak, korumak
furl verb
toplamak, kapatmak
clothe verb
giydirmek, örtmek, kaplamak, giysi sağlamak, bürümek
cincture verb
dolamak, kuşatmak, çevrelemek
bundle verb
sepetlemek, bohçalamak, kundaklamak, acele ettirmek
beset verb
rahat vermemek, kuşatmak
begird verb
etrafını çevirmek, kuşatmak, çevrelemek
enclasp verb
kucaklamak
embrace verb
kucaklamak, benimsemek, kapsamak, kucaklaşmak, bağrına basmak
bind verb
bağlamak, ciltlemek, tutturmak, tutmak, engel olmak
wrap up verb
kavgayı kesmek, sarıp sarmalamak, sıkıca sarmak, ambalajlamak
encircle verb
kuşatmak, çevrelemek, çembere almak, kucaklamak, çevirmek
surround verb
kuşatmak, etrafını çevirmek, etrafını sarmak, çevirmek, çevrelemek
envelop verb
örtmek, kuşatmak, kaplamak
fold up verb
çökmek, dürmek, kapanmak
coat verb
kaplamak, örtmek, sürmek
bandage verb
bandajlamak, bağlamak
stalk verb
sinsice izlemek, sessizce yaklaşmak, gizlice sokulmak, kol gezmek, ağır adımlarla yürümek
Find more words!
Use * for blank tiles (max 2) Advanced Search Advanced Search
Use * for blank spaces Advanced Search
Advanced Word Finder
See Also in Turkish
Nearby Translations
Translate from Turkish
go
Word Tools Finders & Helpers Other Languages More Synonyms
Copyright WordHippo © 2020